Her şey sıradan bir hafta sonu gibi başlamıştı. İş stresinden o kadar bunalmıştım ki, kendime biraz vakit ayırmak ve kafamı dağıtmak istiyordum. Uzun zamandır içimde biriken o tanımlanamaz şehvet duygusu, beni her geçen gün daha da esir alıyordu. Geceleri yatağıma yattığımda, zihnimde canlanan fanteziler uykularımı kaçırıyor, bedenimdeki o ince sızıyı dindirecek bir dokunuş arıyordum. Aynaya her baktığımda, içimdeki o vahşi ve tutkulu kadının/erkeğin artık dışarı çıkmak için sabırsızlandığını hissediyordum. O gün, içimdeki bu sese daha fazla karşı koyamayacağımı anladım. Üzerime en çok yakışan, hatlarımı belli eden o kıyafeti giydim ve geceye karışmaya karar verdim.
Partinin gürültüsünden uzaklaşmak için terasa çıktığımda onu gördüm. Rüzgar saçlarını savururken, dudaklarında hafif, baştan çıkarıcı bir tebessüm vardı. 'Burası çok mu sıcak oldu?' diye fısıldadı yanına yaklaştığımda. Sesindeki o buğulu ve seksi tını, tüylerimi diken diken etmişti. Gözlerimi ondan alamıyordum. Beden dili o kadar rahattı ki, sanki bedenimin her kıvrımına hakim olmak ister gibi süzüyordu beni. Aramızdaki mesafe giderek kapanırken, nefesinin sıcaklığını tenimde hissetmeye başladım. O an, ikimiz de bu konuşmanın sadece bir bahane olduğunu, asıl istediğimizin birbirimizin teninde kaybolmak olduğunu çok iyi biliyorduk.
Bana hikayesini anlatırken, parmak uçlarıyla masanın altından dizime dokunmaya başladı. O yavaş, bilinçli ve kışkırtıcı dokunuş, aklımı başımdan alıyordu. Nefesimi tutmuştum. Parmakları dizimden yukarı, bacağımın iç kısımlarına doğru santim santim ilerlerken, gözlerindeki o şeytani ışıltıyı görebiliyordum. Kimsenin bizi görmediği o kuytu köşede, bana yaşattığı bu ön sevişme, aklımı tamamen başımdan almıştı. Dudaklarım kurumuştu ve tek yapabildiğim onun gözlerine bakıp, bu tatlı işkencenin devam etmesini ummaktı. Her dokunuşunda iç çekişimi duyması, onu daha da cesaretlendiriyordu.
Arabaya bindiğimizde sessizliği o bozdu. Motoru çalıştırmak yerine, doğrudan bana uzandı ve koltuğu geriye yatırdı. Dar alanda, nefeslerimiz birbirine karışırken elleri tişörtümün altından içeri süzüldü. Göğüslerimi kavradığında ağzımdan kaçan o boğuk inlemeye engel olamadım. Arabanın camları hızla buğulanırken, biz dış dünyadan tamamen kopmuş, kendi tutku dolu evrenimize geçiş yapmıştık. Dudakları göğüs uçlarımla oynarken, ellerim onun saçlarına dolanmıştı. Bedenimdeki her bir sinir ucu uyarılıyor, kasıklarımda toplanan o yoğun baskı beni çıldırtıyordu.
Üstte olmanın verdiği o kontrol hissini seviyordum. Onun üzerindeyken, gözlerinin içine bakarak yavaş yavaş içime alıyordum. Göğüslerim her hareketimde sallanırken, elleriyle onları kavrıyor ve başparmaklarıyla uçlarını eziyordu. Zevkten başımı geriye attığımda, boğazımdan kopan o vahşi seslere ben bile inanamıyordum. Ritmimi hızlandırdıkça, onun da nefes alışverişleri kesik kesik olmaya başlamıştı. Bedenlerimiz o kadar uyumluydu ki, sanki yıllardır bu an için yaratılmıştık. Kasıklarımız her çarpıştığında, içimde büyüyen o devasa enerji patlamaya çok az kaldığını haber veriyordu.
Nefeslerimiz odanın duvarlarında yankılanırken, ikimiz de sınırın eşiğinde dans ediyorduk. O an zaman durdu. Bedenim sarsılarak o muazzam haz patlamasını yaşarken, etrafımdaki her şey silikleşti. Kasılmalarım o kadar şiddetliydi ki, bilincimi kaybedecek gibi oldum. O da aynı anda içimde titreyerek doruğa ulaştığında, sımsıkı birbirimize sarıldık. Kalp atışlarımız birbirine karışmış, terli bedenlerimiz o eşsiz yorgunluğun tadını çıkarıyordu. O boşalma anının verdiği o tarifsiz hafiflik ve rahatlama, tüm hücrelerime yayılmıştı.
Kalkıp duşa girdiğimizde bile ellerimizi birbirimizden alamıyorduk. Sıcak su çıplak bedenlerimizden akarken, fayanslara yaslanıp o zevki suyun altında da yaşamaya devam ettik. Bütün gece süren bu bitmek bilmeyen enerji, ikimizi de şaşırtmıştı. Yatağa geri döndüğümüzde artık gerçekten tükenmiştik. Gözlerimi kapatırken, dudaklarında hala benim tadımın olduğunu biliyordum. Bu gizli fantezi gerçeğe dönüşmüş ve beklediğimden çok daha sarsıcı olmuştu. Sabah uyandığımda, yatağın diğer tarafı boştu ama komodinin üzerinde bıraktığı o küçük not, yüzümü güldürmeye yetmişti.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, o gecenin ateşini hala kasıklarımda hissediyorum. Bazen o anıları canlandırmak ve o tutkuyu yeniden yaşamak için kendimi tutamıyorum. Hatta geçenlerde yine o heyecanı ararken, internette Kuşadası Escort sitelerine göz atarken buldum kendimi. İnsan bir kere o dorukları yaşayınca, bir daha asla sıradanlığa geri dönemiyor. Belki de bir sonraki maceram, çok yakında beni bekliyordur, kim bilir...